Sıcak Şarap Konumlandırması
Merhaba, bugün yeni tanıştığım bir ürünü sizinle de tanıştırmak istiyorum ama önce sıcak şarap sevenler bir el kaldırsın?
El kaldırmayanlar yazının devamı ile pek ilgilenmeyebilir. Eli havada olanlara ise bir müjdem var; artık tarçın, karanfil gibi birçok malzemeyi bulup karıştırma derdi olmadan, sıcak şarabınızı marketlerden temin edebilirsiniz.
Daha önce bazı marketlerde sıcak şarap baharatı satıldığını görmüştüm ama açıkçası şişelenmiş olarak satıldığını bilmiyordum. Görünce hemen aldım ve işte düşüncelerim: ürünün lezzeti evde yapılanları aratmıyor; bu bir. 13 TL gibi çok cazip bir fiyata satılıyor; bu iki. Her ne kadar kış içeceği diye lanse edilse de 40 derecede ısıtıldığı için yaz akşamlarında da afiyetle içilebilir; bu üç.
İşte yazının asıl konusu da üçüncü madde aslında.
100 derecede kaynayan suyla yapılan çay-kahve yazın bardak bardak içilirken, sıcak şarap neden içilmesin? Tüketici sıcak şarabı büyük ölçüde; kar, yılbaşı, barbekü gibi kavramlara yakın konumlandırıyor olsa da, ürünün yıl boyu içilen bir şarap haline gelmesi için markanın daha farklı bir strateji izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Bakın ürün ambalajına; etikette yün, yumak, çorap görselleri var. Bariz bir şekilde tüketiciye “beni yazın alma” diyor. Ambalajla ilgili bir diğer tuhaflık da ikinci satırın “çorap” diye okunuyor olması. Yapılacak yeni konumlandırma ile etiket tasarımının değiştirilmesi ve biraz da iletişim çalışması ürün satışlarını iyi yönde etkileyecektir. Nesfit diyet konumlandırmasıyla insanlara günde iki öğün mısır gevreği yedirebiliyorsa, sıcak şarap da küçük bir çalışmayla dört mevsim afiyetle içirilir diye düşünüyorum.
Sevgiler,
Mihrican Yurdakul






































